Birazdan...
Biraz sonra, burada...
Burada, birazdan...
Başlayacağım...
Burası, bu zaman için başlamaya uygun bir yer; bitirmeye olduğu gibi.
Burada neden böyle bir işe kalkıştığımı anlatmaya başlayacağım.
Mitolojik, kurgusal ya da fantastik kurgu ürünü olan `yaşam parçaları`nı bir araya getirip de, burada karmaşık cümlelerle sunmadığımı anlatacağım insanlara.
şeytanla işbirliğine gidip de, -tıpkı onun yaptığı gibi- "kendimin olmadığına inandırmaya çalışmadığıma" inandırmaya çalışacağım insanları.
Tanıdıklarıma, tanıyamadıklarıma, tanımak istediklerime, görmek istemediklerime...
Hepsine ve hiçbirine!
Ya da...
Ya da yapmayacağım bunları.
Sigaramı yakacağım,
Demlenmiş çayımdan bir bardak dolduracağım,
Masamın başına geçip huzurumun duvarda duran fotoğraflarına bakacağım.
İlk yudumla beraber elim klavyeye uzanacak,
Klavyede parmaklarım harflere basacak.
Önce kelimeler oluşturacak, sonra da cümleler.
Bir iki satır yazacağım.
şöyle başlayacağım;
"Birazdan...
Biraz sonra, burada...
Burada, birazdan...
Başlayacağım..."
Devamını getiremeyip bu saçmalıkların, bıkacağım. Çayım soğuyacak, sigaram bitecek ve benim de uykum gelecek.
Huzurum yanıma gelip, "bir bardak çay daha ister misin" diyecek. "Uyusak nasıl olur" diye cevaplayacağım. Bana sarılacak, kapanmak üzere olan şişkin gözümden öpecek. "Hadi" diyecek. "Hadi sarılalım, sonra da uyuyalım mışıl mışıl".
Kollarımda dünyanın en büyük huzuru, buna bağlı olarak düşüncelerimde barış, gözler uyumak için kapalı, aklımda da o güzel adamın o güzel şiiri...
Uyuyacağım;
"İlişkiler restoranında karşılaştık seninle
Hani hayat yolundaki,
Yalnızlık durağının karşısı
Aynı masaya düştük rezervasyonumuz yok diye
Önce sıcak bakışlardan içtik, içimizi ısıtan,
Ardından ortaya güzel sözler söyledik..
Bir de ağzımızın tadını bozan o acı ayrılık olmasa..
Hesabı kabarık geldi bu aşkın,
Gençliğimle ödedim güzelim, üstü kalsın..."
(
Serkan Eroğlu)
16/03/2005 - 01.40
Aynı gece, saat: 3.08;
Uykumdan uyandım. Huzurumun kollarını üzerimden çekeceğimi, O` nu rahatsız edip uyandıracağımı düşünerek gözlerimi açtım. Oysa "huzurum" o anda yanımda değildi. Rüya mı görmüştüm? Yataktan doğruldum ve bilgisayarımın başına geçtim. `Ctrl+Esc` ve `R`. Sonrasında da `notepad` ve `enter`. Yazmaya çalıştım. şöyle başladım;
"Birazdan...
Biraz sonra, burada...
Burada, birazdan...
Başlayacağım..."
`Ctrl+S` ve `Alt+F4`. `Ctrl+Esc`, sonra `u` sonra da `enter`.
Yattım...
Uyudum...
Not: Bu yazıyı Mart 2005` de yazmışım. Buna benzer onlarca yazı gibi, siteye koymamışım. Yeni yıla yaklaşırken eskileri eklemenin zamanı gibi...