'Ayrılık' kelimesi ile ilgili yazılar.

Bir zamanlar kendisini `evren`in hakimi sanan ve 1980 yılında CIA Türkiye masası şefi Paul Henze tarafından 12 Eylül darbesinden saatler önce ABD başkanına "Our boys have done it" mesajıyla tanıtılan darbeci paşamız yine konuştu. "Türkiye eyalet sistemine geçmelidir" tarzı laflar etti. Türkiye Cumhuriyeti tarihine ve Atatürkçü devlet yapısına Adnan Menderes` ten bile fazla zararlar verebilmiş sevgili paşamız iktidarı zorla ve kanla ele geçirir geçirmez sağcısı solcusu ya da haklısı haksızı demeden ulus bilincine de sahip bir çok kişiyi hücrelerde işkenceden geçirmiş, Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu` na derhal el atmış, daha sonra da imam hatip liselerini şimdilerde Amerika` ya (bir nevi vatanına) sığınmış çok saygıdeğer efendi hazretlerinden bile fazla savunmuştu. Ha, tabi ki bunları Atatürkçülük adına yapmıştı.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  06.03.2007 00:00:00

Ekşi Sözlük` te, yazarların bilgilerinde "zamanın ötesinde entry` leri" adında bölüm var. Burada o güne kadar en fazla kötülenmiş, okurlar ve diğer yazarlar tarafından beğenilmemiş, sözlüğün kurallarına ve / veya dilbilgisine yanlış geldiği için negatif oylanmış sözlük yazılarınız sıralanmakta. Belirli bir formülü var ve bu formüle göre, yazdıklarınızdan bazıları bu listeye girmekte. Uzun zaman sonrası biraz önce bu listeye baktım da, o listedeki yazılı başlıklar ile kendimi yargılama ihtiyacı hissettim. Bu insanların bu kadar hoşuna gitmeyen şeyler neler olabilir diye sıradan bakmaya başladım. Aradığım dilbilgisi yanlışı veya sözlük formatına uygun olmayan yazılarım da değildi açıkçası. Ne yalan söyleyeyim; bunları yaptığımı düşünmüyorum ve hiç de mütevazi olma havamda değilim. Kendimi beğeniyor muyum? Eh, son iki yıldır; evet!

Neyse, mütevazi "zamanın ötesindeki yazılarım" şöyleymiş Ekşi Sözlük` te:
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  16.01.2007 00:00:00

Hayatın Muhasebesi - I

Bölüm I: Sanıyorum... Sanki, bilemiyorum...

Yaşım artık otuz... Otuzbirinci insan yılımı yaşıyorum bu dünya adını verdikleri mekanda. İnsan ömrü ortalama altmışbeş desen, neredeyse yarısını tükettim bile. Yaşlanmaya mı başladım ne?

Yaşlılara kızardım hep. "Çok şey bildiklerini sanıyorlar" derdim. Sanırım bu bahsi geçen yaşlıların en önde gelenleri de annem ile babamdı. "Ne çok şey bildiklerini sanıyorlar, oysa hiçbir şey bilmiyorlar" derdim. Ben de şimdi çok şey bildiğimi sanıyorum, belki de henüz hiçbir şey bilmiyorum...

Sanıyorum,
        sanki,
                ben bilemiyorum!
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  05.10.2006 00:00:00

Mission from god

Son günlerde olan gelismelerden dolayi biraz eskiye özlem duygusu yasanilsa da, artik duygusal degil de "mantikli" karar vermenin daha iyi oldugunu yasayarak anladigimdan dolayi tam bir karmasa içindeyim. Saçma bir cümle oldu sanki. Anlatilmak istenilen seyin tamamini bir seferde vermeye çalisinca anlasilmaz oldum bir anda. Neyse. Durum su;
- We`re putting the band back together!
- Peki ya bundan benim çikarim ne?
- We` ve got a mission from god!
- Issiz kaldigimda "maalesef" diyen ayni "god" mi bu peki?
Duygusal baglantilarimi bir türlü asamamisim megerse. Is ile kisisel hayati karistirmamak adina adim attigimi sandigim için olacak, sarsildim. Artik eskisi gibi "tek" olmadigim için de bu gelen "mission from god" nedense benim için ilk anlamda anlamli oldu sadece. Bir telas, bir heyecan, bir "aman aman"...

Su diyalog da ilginçti;
- Baba, I` ve got a mission from God!
- Rahatini bozma.
- But... We` re putting the band back together!
- Bunch of wanna-be-players! Ingilizcemi test etme...
- Ama...
- Artik "sen" degilsin. Artik "siz" varsiniz. karsimdaki sadece "sen" olsan, bugüne kadar ne yaptiysam onu yapardim. Birakirdim seni ne halt edersen et. Ama artik dedigim gibi sen yoksun karsimda. Siz varsiniz. Ben sadece senin için degil, kizim için de endiseleniyorum. O` nu maceraya sürüklemek ister misin? Yapma. Sana ilk defa sen olarak yaklasana bunu yasatma.
- Düsünecegim!
- Düsünmek için degil yapmak için kodlanmissin.
- Yapacagim!
- Dogru olanini yap.
...

Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  26.02.2006 00:00:00

Yol!

           Aslında nereye ulaşmak istediğimizi ve üzerinde bulunduğumuz yolun bir şekilde yanlış olduğunu bile bile, konuyu -ve "asıl olana" giden yolu- uzatıp da boşuna zaman harcamışız sanki "sen + ben = biz" yazımı ile gösterilebilen o garip eşitliği yakalamak için...
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  03.02.2005 00:00:00

Mavi Çiçek

           Insan yesiller içindeyken de, insanin hayatinda mavi çiçekler açabiliyormus. Ne olursa olsun bir seyler devam ediyormus. Insan tekrar baglanmayi ögrenebiliyormus. Yara izleri ne kadar kasinirsa kasinsin, ne kadar kabuklar kopartilip da kan akitilirsa akitilsin eninde sonunda kapaniyor ve yara izi tamamen yok olabiliyormus.
Özlem duygusunu tattirabilen mavi çiçekler ile günler hizli bir sekilde geçiyormus...
-mis...
-mus...

Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  26.10.2004 00:00:00

Gittin ya artık!

Acıları paylaşmak adına yapılırmış tüm tatlı sohbetler. Melankolik ortamların vazgeçil(e)mez müzikleri artık teknolojiye uydurulup da "mp3" olarak girse de kulaklara, arka plana atılmışlığın verdiği rahatlıkla görevini yapmakta... Hala kulakları temizleme, ruhu sakinleştirip, gözleri ıslatma görevini sürdürmekte o şarkılar.

25.Şubat.2004 - 02:36
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  05.08.2004 00:00:00

Yeterli(mi)!

...
- Ya peki, ne zaman görüsebilecegiz? Saçini ne zaman kesecegim?
- Senin istedigin herhangi bir anda, herhangi bir yerde, herhangi bir sekilde. Senin istedigin gibi olsun. Hatta ben gideyim geleyim Balikesir` e. Islerimi halledeyim, arayayim gelince seni. Olur mu senin için de? Uyar mi sana da?
- Ne zaman, nerede olmami istersen bir alo de, bir cebimde makas, bir cebimde raki sisesi, ben orada olurum.
- Seninle vedalasma resmimde raki yok, sarap sisesi var esasen. Eskiden oldugu gibi, Taksim` deki bir kaldirima çömelmis sarap içen iki kisi var kompozisyonda aslinda...
...
05.Temmuz.2004
03.51

Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  05.07.2004 00:00:00
Sayfa: 1 2 3 >> >|